Bir gün Şahmeran ağaçtan kayarak düşüp ölür ve kanı nehre karışıp prensesin yıkandığı yerdeki kayaların üstünden damlamaya başlar. Prensen Toros bu kanın Şahmeranın kanı olduğunu anlar ve hemen mermerden içinde kanın bulunduğu geniş banyolardan oluşan bir saray yaptırır.
Bu saray ona olan aşkının ne kadar güçlü olduğunu yüzyıllardır simgeleyen bir belgedir.
Bugün Tarsus'taki nehir boyunca kayalardaki kırmızı kanı görebilirsiniz. Bu bölgede yetişen kabak lifleri kral Şahmeran'ın gücüyle hala tedavi etmeye devam etmektedir.
Sizde bu liflerin tedavi edici özelliklerini görmek isterseniz SAVON SERA ile sabun ve kabak liflerinden oluşan bu ürünü kullanıp vucudunuzun canlanıp tazeliğini hissedebilirsiniz.
Sera Savon 'un kullanımı ;
Güncel yaşamınızda banyo veya duştan esnasında istediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Sabunda lif kısmını tüm vucudunuzda kullandığınız zaman egzama, sedef , vucuttaki bakteriler , vucut yaralarında belirgin bir iyileşme göreceksiniz. Selülitli bölgenin üzerinde yapacağınız 2 -3 dakikalık bir masajla sürec içerisinde selülitli bölgedeki kan akışının hızlanmasıyla bu bölgede yer alan yağ dokularının azaldığının ve yok olmaya yüz tuttuğunu göreceksiniz
Sera Savon 'un içeriği
Vitamin E, E VİTAMİNİ olarak da bilinir, öncelikle bazı bitkisel yağlarda (örn. buğday tohumözü yağı) bulunan ve yağda çözünen bileşik, 1922'de bulunan vitamin E saf haliyle 1936'da elde edilmiş, kimyasal yapısı 1938 de belirlenmiştir, Daha sonra vitamin E'ye benzer etki gösteren ve tokoferol olarak bilinen bir dizi bileşik de elde edilmiştir.
Hayvanlarla yapılan deneyler sonucunda vitamin E'nin kas distrofisi ve kendiliğinden düşük gibi bazı hastalık ve bozuklukların tedavisinde kullanılabileceği anlaşılmıştır. Ayrıca canlı dokularla zarların yükseltgenme sonucunda yıkılmasını engelleyerek yaşam süresini uzatabileceği de düşünülmektedir. Tokoferoller özellikle yükseltgenmeyi önleyerek bitkisel yağların bozulmasını geciktirmek amacıyla kullanılır.
Vitamin E, E VİTAMİNİ olarak da bilinir, öncelikle bazı bitkisel yağlarda (örn. buğday tohumözü yağı) bulunan ve yağda çözünen bileşik, 1922'de bulunan vitamin E saf haliyle 1936'da elde edilmiş, kimyasal yapısı 1938 de belirlenmiştir, Daha sonra vitamin E'ye benzer etki gösteren ve tokoferol olarak bilinen bir dizi bileşik de elde edilmiştir.
Hayvanlarla yapılan deneyler sonucunda vitamin E'nin kas distrofisi ve kendiliğinden düşük gibi bazı hastalık ve bozuklukların tedavisinde kullanılabileceği anlaşılmıştır. Ayrıca canlı dokularla zarların yükseltgenme sonucunda yıkılmasını engelleyerek yaşam süresini uzatabileceği de düşünülmektedir. Tokoferoller özellikle yükseltgenmeyi önleyerek bitkisel yağların bozulmasını geciktirmek amacıyla kullanılır.
Vitamin E eksikliği, vücutta dokularda yükseltgenme süreçlerini ketleyerek işlev gören vitamin E'nin besinlerle yeterince alınmaması sonucunda ortaya çıkan bozukluk.
Vitamin E başta tahıllar ve bitkisel yağlar olmak üzere yiyeceklerin çoğunda bulunur. Bu nedenle vitamin E eksikliği yalnız beslenme bozukluğundan kaynaklanmaz; insanda eksiklik nedeniyle ortaya çıkan belirtiler de kesin olarak anlaşılmamıştır.
Hayvanlarla yapılan deneylerde vitamin E eksikliği belirtileri türden türe değişir. Olgun dişi farelerde düşük, erkek farede sperma yapan dokuların dejenerasyonu nedeniyle kısırlık, tavşan ve kobaylarda akut kas distrofisi, civcivlerde damarlarda yapı bozuklukları ve kaslarda güçsüzlük, maymunlarda kansızlık görülür.
Vücudun bütün dokularında vardır; karaciğerde depo edilir. Kaynakları bitkisel yağların çoğu, fındık-fıstık, tohumlar, soya, et, balık, yeşil yapraklı sebzeler, elma, havuç, yumurta ve tahıllardır. Antioloidon özelliğinden dolayı, üreme görevlerinin normal şekilde gerçekleşmesine yardımcı olur. Kanser oluşum riskini azaltır. Gözde güneş ışınlarının olumsuz etkisini azaltarak, katarakt oluşumunu geciktirir. Hücre zarının ve duvarının normal görevini yapmasına yardım eder. E vitamini eksikliğinde kas yorgunluğu ve zayıflaması oluşur. Fazlalığı ise hipertansiyon ve bağırsak kramplarına yol açabilir.
Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlayan E vitamini, vücuttaki oksijenin en iyi şekilde kullanılmasına yardım eder. Yaşlanmaya karşı en etkin vitaminlerden biri olan E vitamini, kalp rahatsızlıklarına karşı etkin koruma sağlar, ayrıca cildin elastikiyetini de korur. Genellikle bitkisel yağlar, yağlı meyveler, çikolata ve işlenmemiş tahıllarda bulunur. 100 gr mısırözü yağında 123 mg E vitamini bulunur.
Kabak Lifi
Doğal olarak Türkiyenin güney kesiminde yetişir.Cildi temizler ve ölü hücrelerden arındırır.Cilt gözeneklerini açar ve nefes almasını sağlar. Kılcal damarlara masaj etkisi yapar ve kan dolaşımını düzenler. Düzenli olarak kullanıldığı zaman selülit oluşmasını engeller
|